Gözlük dünyası uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak moda markalarının belirlediği bir alan olarak görüldü. Çerçevenin formu, cam rengi, saplardaki detaylar ve kullanılan malzemeler sezonun moda anlayışına göre şekilleniyordu. Teknoloji ise çoğunlukla cam kaplamaları, UV koruması ve üretim teknikleri gibi gözle hemen fark edilmeyen alanlarda devreye giriyordu.
Ancak akıllı gözlüklerin günlük hayata girmesiyle bu düzen değişmeye başladı. Meta’nın Ray-Ban ve Oakley ile geliştirdiği modeller, yapay zekâ özellikleri, açık kulak ses sistemi, kamera, mikrofon ve ekran seçenekleriyle gözlüğü yalnızca bir aksesuar olmaktan çıkarıyor. Gözlük artık müzik dinleyebilen, telefon görüşmesi yapabilen, yol tarifi verebilen ve çevredeki nesneler hakkında bilgi sunabilen bir teknoloji ürününe dönüşüyor.
Diğer tarafta Saint Laurent, Celine, Miu Miu, Prada, Chanel, Dior ve Bottega Veneta gibi moda evleri çerçeve formu, renk ve marka kimliği üzerindeki etkisini sürdürüyor. İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonlarından gelen sinyaller; shield modellerden ince oval çerçevelere, yumuşatılmış aviator tasarımlardan güçlü asetatlara kadar oldukça geniş bir gözlük dünyasına işaret ediyor.
Peki 2027 gözlük trendlerini kim belirleyecek? Moda evleri mi, teknoloji şirketleri mi? Kısa cevap şu: Moda markaları hangi gözlüğü takmak isteyeceğimizi, teknoloji şirketleri ise gözlüğü neden gün boyunca yüzümüzde tutacağımızı belirleyecek.